ne kadar zor bir hayatım var  

Posted by: dudku

gerçekten çok zor bir hayatım olduğunu düşünmeye başladım. yani beni ne kadar zorladığını anlatmak istiyorum ama nasıl anlatmam gerekiyor bilemiyorum, anlatabilir miyim bilemiyorum...

neyse efendim hafta sonu salak bi kursa katıldım. kursta beklediğim hiç bi şeyi alamadım. bilirkişilik eğitimiydi güya ama hakimlerimizin şişkin egolarını çiğneyip geçemediğimiz için esas görmemiz gereken şeyi son yarım saatte gördük. böyle olunca da açıkçası olayları çözmek de çok zorluk çektim. dün akşam oturdum kendi kendime çözümledim, ama  şu anda içinden çıkamadığım bir durum içerisindeyim. bilirkişilik zor bir iş. bütün son dönem yargıtay kararlarını takip etmek falan gerekiyor. ama işin içine biraz rakamlar falan girince baya bi rahatlama yapıyor insan beyninde. eğer hesabı düzgün bir biçimde yapabilirsem gerçekten kendimi çok sevicem. ve gidicem hemen bilirkişi olmak için ne gerekiyorsa yapacam. 

dahası yazmam gereken 3 tane dava dilekçesi var, bu tazminat hesabının yanında. bi de sürekli bi yerlerden bi dosya çıkıyor. bir de bir kaç ay önce bir temyizi kaçırmışım bu konuda nasıl bir mazeret uyduracağım bilemiyorum. bu da ayrı bir stres yaratıyor ben de. kaldı ki dilekçelere gerçekten ne yazacağını bulabilmek çok zor bir şey. yani müvekkilinizin ceza alacağını bile bile ne yazabilirsiniz ki. karşılıksız çek vermiş bir kişinin bu suçu işlediğini bildiğiniz halde nasıl yapmadığını ileri sürebilirsiniz ki. gerçekten çok zorlanıyorum şu anda :S 

nasıl yapacam bilmiyorum. sevdiğim işler olduğunda hemen yazıyorum hemen hallediyorum ama, böyle zor işlerde ne yapacağımı bilemiyorum. bugün de bir tane dava dilekçesi yazdığım ve sabahtan öğlene kadar adliyede vakit geçirdiğimi düşünürsek nasıl yorulduğumu düşünebilirsiniz. gerçekten zor bir işim var :S

yeni denemeler  

Posted by: dudku

sizler için deniyor buralara yazıyorum :)

ilk denememden bahsedeyim, havelkayı ne kadar çok sevdiğimi her defasında belirtiyorum. gene orada bulunduğum bir gün, dedimki kendi kendime hep sütlü nescafe içiyorum bu sefer farklı bir şey deneyeyim dedim ve denedim. havelka kahve içeyim dedim. aman allahım o nasıl bir tattır öyle. içinde vanilya şurubu var diyodu ama o şurup mu artık neyse vanilyaya değil çileğe benziyordu. bunun yanında espresso olan bir şey ne kadar tatlı olabilir diyebilirsiniz belki ama gerçekten kötüydü ve çok tatlıydı. bir haftalık şeker ihtiyacımı karşılardı yani. zaten içmedik şuruplu kahvemizi.

daha sonraki denemem, bir müzik grubu hakkında olacak :) romejuliana adında bir grup. sanıyorum daha çok yeniler. twitterdan takipleme durumundaydım kendilerini. ve de efendim my space sayfaları bulunuyor ve şarkılarını bir bütün olarak dinleyebilmektesiniz. eğer daha önceden eklediklerimi beğendiyseniz bunu da büyük bir ihtimalle beğeneceksiniz. sayfaya buyrun burdan gidelim :) dinleyin seversiniz. ben en çok maya's lulaby'ı sevmiş durumdayım. kendilerinin daily motionda da pek çok vidyoları bulunuyor. ancak bunlar daha çok grubu tanıtıcı vidyolar. onlara da göz atmak isterseniz buyrun onu da ekliyorum

http://www.dailymotion.com/video/xadqw0_rome-juliana-beneath-the-sheets-off_music



bundan başka bir de atasun optiklerde güneş gözlüklerinde baya bir indirim bulunmakta. ben Ray Ban'ın wayfarer modeline baktım, denedim çok da beğendim, 422,00TL'den 250,00TL'ye düşmüş bir de kredi kartına 10 ay taksit yapıyorlar. ihtiyacınız varsa gidin alın derim :)

new moon ve tüketim gençliği  

Posted by: dudku

dün akşam uzun süre sabırsızlıkla beklediğimiz new moon'a gittik. gençler mevcuttu genellikle. filmi beğendim. kurtları çok güsel yapmışlar yüz ifadesi falan baya hoştu, bilgisayar olduğu da anlaşılmıyordu çok fazla. dövüş sahneleri falan çok güsel olmuş ben çok beğendim. ama soundtrack'ini daha önceden indirmiştim. dinliyordum. filmde de şarkıları birbirlerine ulamışlar. zorlama olmuş gibi biraz :D ama güseldi. edward'ı oldukça az görüyoruz filmde o nedenle bu durumdan pek hoşnut kalmadım. zaten filme edward'ın girdiği sahneler daha bir sürükleyiciydi. serinin en sıkıcı kitabı da new moon'du zaten ondan dolayı çok da farklı bir şey beklemiyordum. 


ama anlatmak istediğim başka bir şey var benim. filmde yanımda bir kız oturuyordu. babasıyla beraber gelmişler. kız zaten baştan hatalı davrandı. eşyamızı koyduğumuz koltuktan eşyamızı kaldırtıp oturdu. yan boş olmasına rağmen. sonra kola içiyordu artık o kolayı nasıl açtıysa geri zekalı kola olduğu gibi üstüme boşaldı. :S korktum baya irkildim. öle bir şey beklemiyordum. sonrasında kıza olan gıcıklığım giderek  arttı çünkü o kolayı o kadar sesli içti ki küçük aptal! 
babası ile konuşuyorlardı. babası "alice kim?" dedi küçük aptal "bilmiyorum" dedi. sonra film arasında babası "beğendin mi?" dedi küçük aptal "beğendim ama anlamadım konusunu"dedi gerizekalı tamamen bir tüketim çılgını toplum üyesi olan bu kıza gerçekten gıcık oldum. belliki arkadaşlarından duymuş gelmiş. ya da televizyonda falan duymuş gelmiş. kurt adam ve vampir olduğunu biliyo filmde sadece başka da bişi bilmiyor. kıza dönüp demek istediğim bi iki çift laf vardı sölemessem içimde kalacak "yavrucum, sen bu filmi arkadaşlarından duymuş olabilirsin ama. duymuş olman gereken bir şey daha vardı bu film bir devam filmi. ayrıca kitabı da var. senin yaşındakilerin hepsi kitabı hatim etti. hatta biz bile ettik. o nedenle en azından tüketim toplumu çocuğu olacaksan da bi şeyleri adam gibi tüket allah aşkına. ayrıca sinemada kola içme! babanı da bi daha sinemaya getirme!!!"

bara ya da gece klubune giderken giyilecekler  

Posted by: dudku

sitemeterdan gördüğüm kadarıyla insanların gerçekten bara ya da gece klubüne giderken ne giyecekleri konusunda pek fikirleri yok. googledan arattırıyorlar ve bir şekilde benim bloguma geliyorlar. bu arkadaşlar için biraz açıklama yapma gereği duyuyorum. linkler vererek ne gibi şeyler giymeleri konusunda kapsamlı bir açıklama yapmak isterdim ama şu anda gerçekten zorlanacağımı düşünüyorum bu konuda. belki ilerleyen günlerde linkli ya da fotoğraflı bi yazı daha yazabilirim.

bara giderken gittiğiniz barın ortamına göre giyinmelisiniz. eğer bir rock bar'a gidiyorsanız, topuklu ayakkabılarınız ya da şıkıdım bluzunuz tuhaf kaçabilir. öncelikle her nereye gidiyorsanız gidin temiz olmamız gerekiyor, kalabalık bir ortam olduğu için eğer pisseniz bir de orada terleyeceğinizi düşünürsek etrafa oldukça fazla rahatsızlık verirsiniz. ki pis olmak bir tarz değildir. bu konuda daha öncelerden yazı yazmıştım ama sanırım ilk blogumdaydı.

bir rock bar'a giderken, bana kalırsa bir tişört altınıza da bir kot pantolon, ya da herhangi bir etek vs. giyebilirsiniz. ayağınıza da tavsiye edeceğim üzere ya spor ayakkabı ya da babet giyin. topuklu ayakkabı olmaz.

ama bir cluba gidiyorsanız da, eşofmanlarınızı giyip gidemezsiniz. eşofman pazar günü bruncha giderken ya da spora giderken giyilecek bir şeydir açıkçası. cluba giderken de üzerinize şık bir bluz, altınıza da güzel bir kot pantolon giyebilirsiniz. ya da şık bir elbise ya da altınıza etek üstünüze gömlek giyebilirsiniz. ama kesinlikle alt tarafı açıyorsanız üstünüzü de açmayın. yani ilgiyi sadece bir yerinize çekmelisiniz. mini bir etek giyip, göğüs dekolteli bir bluz giymeyin benden tavsiye şıllık gibi görünürsünüz. kızlar kendilerini kızlara beğendirmek için süslenirler bunu da unutmayalım :D bu şekilde giyindiğiniz takdirde hiç bir kızdan takdir görmezsiniz. ancak erkekler yalnız kaldığınız bir zamanı kollamaya çalışırlar. şıllık gibi görünmeden de ilgi çekebiliriz değil mi? ama dediğim gibi eşofmanla dışarı çıkmamaya öze gösterin lütfen. hiç sevmem hiç hoşlanmam. cluba giderken de mümkünse topuklu ayakkabı giyin oldukça şık olur :D

araştırmacı arkadaşlara bar ve club hayatlarında başarılar dilerim :D

the pierces  

Posted by: dudku

bu da bugünler de takıldığım yeni gruptur. gossip girl'ün faydaları arasında kendileri gösterilmesi gereken bir şeydir. bulabildiğim tek video da gossip girl'ün şarkıları arasında olan secret'tır. tavsiye ederim albümünü de edinip dinlemeniz en büyük önerimdir.

buyrun efendim

http://www.dailymotion.com/video/x7pj5h_the-pierces-secret_shortfilms

görgüsüzlük diz boyu  

Posted by: dudku

hafta sonu yunanistan'daydım daha doğrusu 29 ekim nedeniyle selanik'te ata'mızın evini ziyaret amaçlı bir gezi düzenledik. çok güzel çok keyifli bir geziydi. fotoğraflarımı bi ara paylaşabilirim sanırım :) ama ben de her yurt dışına giden gelen genç gibi fotoğraflarımı facebook sayfalarından paylaşmak efendime söliyim, fotoğrafın altına gereksiz "işte selanik sokakları" falan yazmak istiyorum. ama bu konuda kendimi biraz daha tutabilirim sanırım :D ahaha

selanik mükemmel bir yer. biz selanik'te bir gün geçirdik ama bana deseler ki 10 gün kalacaz süper derdim. :) selanik'te öğrenciler çoğunlukta olduğu için gezilip tozulacak ve takılacak yerler çoğunlukta ve genelde hepsi de sahil yolunda. pek çok yerden okuyabileceğiniz gibi  selanik izmir'e oldukça fazla benziyormuş. ve gerçekten çok güsel bir yer. yanyana sıralı lüks kafeleri ve barlarıyla çok keyifli bir yer. bir de nüfusu oldukça az 1 milyon nüfusu varmış. benim en çok dikkatimi çeken, hiç gökdeleni olmamasıydı. yani bütün binalar az katlı. oteller en çok katlı binalar.

selanik barosu'nu ziyaret ettik. baro binaları adliyedeydi. adliyeleri berbat. gerçekten çok kötü bir bina. bina resmen dökülüyor. duruşmalarını da izleme fırsatımız oldu. bina çok kötü, duruşmalar da oldukça kötü. bir sitenograf var, ne daktilo ne de bilgisayar. kadın eliyle yazıyor. rapor tutuyor. avrupa birliğinde bilgisayarlı sisteme geçmemiş olan tek ülkeymiş. 1 milyon nüfusu var, 6bin de avukat varmış. biraz orantısızlık durumu var.

atina'da 2 gün kaldık. fakat atina'yı çok sevmedim. selanikten sonra biraz fazla kozmopolit geldi. fazlasıyla mülteci vardı. ama atina'nında güsel yerlerini bulup gezdik. monastraki meydanından aşağıya doğru yürüdüğünüzde bir sürü kafe var sıralı. bunların hepsinde oturup kahve içebilirsiniz. eğer bir gün yolunuz düşerse ama bana kalırsa atina'da çok fazla vakit kaybetmeyin derim ben. selanikte kalın bol bol takılın yiyin için :D güsel memleket ama türkiye'den hiç bir farkı yok. greek salata diye bir şeyleri var her yerde ondan yiyebilirsiniz ama salataya ayrı para alıyolar. ve gereksiz bir salata açıkçası :D söğüş domates, söğüş salatalık, söğüş soğan ve marul üstüne beyaz peynir. bol zeytinyağı ve kekik :D o nedenle çok merak edilesi bi tarafı yok. :D

gezim bu kadardı :D ayrıntı verilecek bir tarafı yok esasında :D

bugün  

Posted by: dudku

teoman'ı çok severim bilen bilir. gerçektan yazdığı şarkı sözlerine de hastayımdır. müziklerini de severim. bi şarkısı var teoman'ın bugün diye. sevdiğim şarkılarından biridir.


Kreş~Teoman~Bugün 2008
Yükleyen Yellowpi. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.


söz müzik teoman albumunden kreşin söylediği şekliyle buyrun dinleyin :) 


bugün bugüüüüüüünnnnn diye söylemek istiyorum. sarhoş olmak istiyorum olamıyorum. saçımı boyatmak istiyorum kuaförüm boyamıyor. kestirmek istiyorum kesmiyor.

sarhoş olmak istiyorum, sarhoş olacak kadar içme fikri gelince aklıma midem bulanıyor.

ayrı eve çıkmak istiyorum. ben bunalımdayım sanırım mutsuzum!