bara ya da gece klubune giderken giyilecekler  

Posted by: dudku

sitemeterdan gördüğüm kadarıyla insanların gerçekten bara ya da gece klubüne giderken ne giyecekleri konusunda pek fikirleri yok. googledan arattırıyorlar ve bir şekilde benim bloguma geliyorlar. bu arkadaşlar için biraz açıklama yapma gereği duyuyorum. linkler vererek ne gibi şeyler giymeleri konusunda kapsamlı bir açıklama yapmak isterdim ama şu anda gerçekten zorlanacağımı düşünüyorum bu konuda. belki ilerleyen günlerde linkli ya da fotoğraflı bi yazı daha yazabilirim.

bara giderken gittiğiniz barın ortamına göre giyinmelisiniz. eğer bir rock bar'a gidiyorsanız, topuklu ayakkabılarınız ya da şıkıdım bluzunuz tuhaf kaçabilir. öncelikle her nereye gidiyorsanız gidin temiz olmamız gerekiyor, kalabalık bir ortam olduğu için eğer pisseniz bir de orada terleyeceğinizi düşünürsek etrafa oldukça fazla rahatsızlık verirsiniz. ki pis olmak bir tarz değildir. bu konuda daha öncelerden yazı yazmıştım ama sanırım ilk blogumdaydı.

bir rock bar'a giderken, bana kalırsa bir tişört altınıza da bir kot pantolon, ya da herhangi bir etek vs. giyebilirsiniz. ayağınıza da tavsiye edeceğim üzere ya spor ayakkabı ya da babet giyin. topuklu ayakkabı olmaz.

ama bir cluba gidiyorsanız da, eşofmanlarınızı giyip gidemezsiniz. eşofman pazar günü bruncha giderken ya da spora giderken giyilecek bir şeydir açıkçası. cluba giderken de üzerinize şık bir bluz, altınıza da güzel bir kot pantolon giyebilirsiniz. ya da şık bir elbise ya da altınıza etek üstünüze gömlek giyebilirsiniz. ama kesinlikle alt tarafı açıyorsanız üstünüzü de açmayın. yani ilgiyi sadece bir yerinize çekmelisiniz. mini bir etek giyip, göğüs dekolteli bir bluz giymeyin benden tavsiye şıllık gibi görünürsünüz. kızlar kendilerini kızlara beğendirmek için süslenirler bunu da unutmayalım :D bu şekilde giyindiğiniz takdirde hiç bir kızdan takdir görmezsiniz. ancak erkekler yalnız kaldığınız bir zamanı kollamaya çalışırlar. şıllık gibi görünmeden de ilgi çekebiliriz değil mi? ama dediğim gibi eşofmanla dışarı çıkmamaya öze gösterin lütfen. hiç sevmem hiç hoşlanmam. cluba giderken de mümkünse topuklu ayakkabı giyin oldukça şık olur :D

araştırmacı arkadaşlara bar ve club hayatlarında başarılar dilerim :D

the pierces  

Posted by: dudku

bu da bugünler de takıldığım yeni gruptur. gossip girl'ün faydaları arasında kendileri gösterilmesi gereken bir şeydir. bulabildiğim tek video da gossip girl'ün şarkıları arasında olan secret'tır. tavsiye ederim albümünü de edinip dinlemeniz en büyük önerimdir.

buyrun efendim

http://www.dailymotion.com/video/x7pj5h_the-pierces-secret_shortfilms

görgüsüzlük diz boyu  

Posted by: dudku

hafta sonu yunanistan'daydım daha doğrusu 29 ekim nedeniyle selanik'te ata'mızın evini ziyaret amaçlı bir gezi düzenledik. çok güzel çok keyifli bir geziydi. fotoğraflarımı bi ara paylaşabilirim sanırım :) ama ben de her yurt dışına giden gelen genç gibi fotoğraflarımı facebook sayfalarından paylaşmak efendime söliyim, fotoğrafın altına gereksiz "işte selanik sokakları" falan yazmak istiyorum. ama bu konuda kendimi biraz daha tutabilirim sanırım :D ahaha

selanik mükemmel bir yer. biz selanik'te bir gün geçirdik ama bana deseler ki 10 gün kalacaz süper derdim. :) selanik'te öğrenciler çoğunlukta olduğu için gezilip tozulacak ve takılacak yerler çoğunlukta ve genelde hepsi de sahil yolunda. pek çok yerden okuyabileceğiniz gibi  selanik izmir'e oldukça fazla benziyormuş. ve gerçekten çok güsel bir yer. yanyana sıralı lüks kafeleri ve barlarıyla çok keyifli bir yer. bir de nüfusu oldukça az 1 milyon nüfusu varmış. benim en çok dikkatimi çeken, hiç gökdeleni olmamasıydı. yani bütün binalar az katlı. oteller en çok katlı binalar.

selanik barosu'nu ziyaret ettik. baro binaları adliyedeydi. adliyeleri berbat. gerçekten çok kötü bir bina. bina resmen dökülüyor. duruşmalarını da izleme fırsatımız oldu. bina çok kötü, duruşmalar da oldukça kötü. bir sitenograf var, ne daktilo ne de bilgisayar. kadın eliyle yazıyor. rapor tutuyor. avrupa birliğinde bilgisayarlı sisteme geçmemiş olan tek ülkeymiş. 1 milyon nüfusu var, 6bin de avukat varmış. biraz orantısızlık durumu var.

atina'da 2 gün kaldık. fakat atina'yı çok sevmedim. selanikten sonra biraz fazla kozmopolit geldi. fazlasıyla mülteci vardı. ama atina'nında güsel yerlerini bulup gezdik. monastraki meydanından aşağıya doğru yürüdüğünüzde bir sürü kafe var sıralı. bunların hepsinde oturup kahve içebilirsiniz. eğer bir gün yolunuz düşerse ama bana kalırsa atina'da çok fazla vakit kaybetmeyin derim ben. selanikte kalın bol bol takılın yiyin için :D güsel memleket ama türkiye'den hiç bir farkı yok. greek salata diye bir şeyleri var her yerde ondan yiyebilirsiniz ama salataya ayrı para alıyolar. ve gereksiz bir salata açıkçası :D söğüş domates, söğüş salatalık, söğüş soğan ve marul üstüne beyaz peynir. bol zeytinyağı ve kekik :D o nedenle çok merak edilesi bi tarafı yok. :D

gezim bu kadardı :D ayrıntı verilecek bir tarafı yok esasında :D

bugün  

Posted by: dudku

teoman'ı çok severim bilen bilir. gerçektan yazdığı şarkı sözlerine de hastayımdır. müziklerini de severim. bi şarkısı var teoman'ın bugün diye. sevdiğim şarkılarından biridir.


Kreş~Teoman~Bugün 2008
Yükleyen Yellowpi. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.


söz müzik teoman albumunden kreşin söylediği şekliyle buyrun dinleyin :) 


bugün bugüüüüüüünnnnn diye söylemek istiyorum. sarhoş olmak istiyorum olamıyorum. saçımı boyatmak istiyorum kuaförüm boyamıyor. kestirmek istiyorum kesmiyor.

sarhoş olmak istiyorum, sarhoş olacak kadar içme fikri gelince aklıma midem bulanıyor.

ayrı eve çıkmak istiyorum. ben bunalımdayım sanırım mutsuzum!

david gray  

Posted by: dudku

bir kaç gündür yeni bir takıntım var. Bayadır yeni bir müzik keşfetmediğime karar verdim. sonra da last fm'den beğenebileceğim bir kaç şarkı aradım. ve sonunda buldum. yeni takıntım david gray. sanırım ben lisedeyken de bir kaç şarkısını dinlemiş ve o zaman da sevmiştim. bir kaç şarkısını paylaşayım istedim buradan

ancak vidyoları bir türlü yerleştiremiyorum sayfaya o nedenle bağlantı vereceğim bakarsanız sevinirim gerçekten.

please forgive me

world to me

güzel iki şarkısı bir sürü de şarkısı var. hepsi de çok keyifli tavsiye ederim

alacakaranlık & ugly betty  

Posted by: dudku

son yılın en gözde filmi ve kitabı olan alacakaranlık (twilight) çılgınlığı beni de sarmış durumda. kışın izlediğim bu film sonrasında bir süre karizmatik, cool vampirimiz ( ki kendisi ailemizin vampiri olmuş durumda) edward cullen'a hasta olmuş, günlerce filmin etkisinden kurtulamamıştım. sonra tabi ergenlik dönemimi atlattığımdan (!) dolayı filmin etkisinden çıkıştım. derken benim diğer ergen olmayan (!) arkadaşlarımdan biri olan pınar filmi yeni izlediğini söyleyene kadar :) beraber filmin kritiğini yaptığımız zamanlar da giderek artmaya başladı. sonra kitaplarını aldığını söyleyen pınar, yok şöyle yok böyle deyip beni de gaza getirince ben de gittim ve alacakaranlık ve yeni ay'ı aldım. şimdi alacakaranlığı okuyorum. ama okuyacam diye de uykusuz kalıyorum sürekli. bir an önce akşam olsun eve gideyim ve kitabı okuyayım istiyorum.

egen olmadığım (!) için bu tip isteklerim de gayet normal (!). her neyse efendim okuyorum okuyorum bitse de yeni ay'a başlasam diye bekliyorum. buradan kitabın çevirmenlerine bir mesaj yollamak istiyorum; lütfen kitabı türkçeleştirmeye çalışmayın. hep derler ya bize türk gibi düşünüp ingiliz gibi konuşmaya çalışmayın anlamsız şeyler ortaya çıkar. bu kitap için de geçerli. hani yabancı filmlerde çevirirken saçma sapan "i hope so" falan dendiğinde biz onu alt yazıda "inşallah" olarak görebilyorsak kitapta biraz bana öyle geldi. yani kitap amerikada bir sürü editör tarafından beğenilen bir kitapsa bu kadar kötü yazılmış olmamalı diye düşünüyorum. o nedenle en kısa zamanda orijinalini bulup onu okumak istiyorum...

neyse efendim kitabı yatmadan önce bir kuple bir kuple okuduğum için elbetteki sabah çok etkilenmiş olarak kalkıyorum. sanki hayatım da vampirler varmış gibi düşünmekteyim. okudukça içimde bir huzur oluyo nedense. sabah kalktığımda mutlu oluyorum, peki neden? çünkü kitap beni çok etkiliyo :D

twilighttan sonra bir de ugly betty'den bahsetmek istiyorum sizlere:

ugly betty'le ilk tanışmamız lise2deyken olmuştu. o zamanlar bir brezilya dizisi olan ugly bettyi izleyip ertesi gün sınıfta gülüşüyorduk. amerikan versiyonu yapıldığında pek fazla ilgimi çekmemişti. ancak ne zaman annem bana doğum günü hediyesi olarak digitürkten sinema paketi aldı ve ben comedy max'te bu diziyi keşfettim o zaman mutluluğum arttı :D ama comedy max'te 3. sezon yayınlandığı için ben de 1. ve 2. sezonları izlemek isteği de yüksek.

dizideki kıyafetler falan da oldukça eğlenceli :D artık öyle bir hal aldı ki, dizileri konudan öte kıyafetler için izlemeye başladık. bunu da sex and the cityle başlatan biz kadınlar, gossip girl ve mad men gibi dizilerle devam ettiriyoruz. bunu keşfeden yapımcılar da çok başarılılar açıkçası. keşfeden ve devam eden her kimse tebrik etmek istiyorum :D

edward ve betty bekleyin beni akşama eve geliyorum :D

aşkı kıyamet  

Posted by: dudku

emre altuğ'un bi şarkısı vardı aşkı kıyamet diye. yıllar önce meşhur olmuştu. dinleyince kendimi üniversitedeki halimle hayal ettiğim bir şarkıdır bu. salak gibi sürekli powertürk gibi müzik kanalları izlediğimizden dolayı o dört yılda hangi şarkı çıktı, klibi nasıldı falan çok iyi bilirim. bi de bu kanalları izleye izleye bir şeye ancak 5 dakika konsantre olabiliyorduk durum çok vahimdi yani. neyseki allahtan üniversite bitti :)

her neyse ben bu emre altuğ'un bu klibini izleyince hep çok kötü olurum. hatta bigün oturup salya sümük ağlamışlığım da vardır. kardeşim böyle bi klip çekilir mi ya? el insaf!!! erol günaydın'ın da ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu tekrar tekrar düşünmüşümdür. neyse efendim ben bu klibi kesinlikle izleyemiyorum. izleyebileni de ayakta alkışlıyorum. bir de bi reklam vardı coca-cola'nın alkışlıyolardı birbirlerini onu da bulursam buraya koyarım :)

sizleri emre altuğ, erol günaydın ve iç bunaltan kliple başbaşa bırakıyorum


http://www.dailymotion.com/video/x663a4_emre-altug-aski-kiyamet_music